İngilizce öğrenmek için kesin bir yaş sınırı yoktur. 40, 50, 60 hatta 70–80 yaşlarında bile yeni bir dil öğrenmek mümkündür.
Ancak yaşın hiçbir etkisi olmadığını söylemek de tam olarak doğru değildir.
Dil öğrenimiyle ilgili Critical Period, yani Kritik Dönem araştırmaları özellikle çocukluk döneminde dil öğrenmenin bazı avantajları olduğunu gösteriyor.
Özellikle doğal telaffuz ve aksan edinimi gibi bazı alanlarda erken yaşta başlayanların avantajları olabilir.
Fakat buradan:
“Belirli bir yaştan sonra İngilizce öğrenilemez.”
sonucu kesinlikle çıkarılmamalıdır.
Yetişkinler ve ileri yaştaki kişiler de İngilizce öğrenebilir, anlayabilir ve konuşabilir.
Bizim yaklaşımımızda yaşınızdan çok şu sorular önemlidir:
Her gün ne kadar İngilizce girdisi alıyorsunuz?
Dinlediğiniz İngilizce sizin için anlaşılabilir mi?
Aynı materyalleri yeterince tekrar ediyor musunuz?
Çalışmanızı aylar boyunca sürdürebiliyor musunuz?
Listening girdiniz yeterince yoğun mu?
Eğer doğru tekniklerle düzenli ve yeterli miktarda İngilizce girdisi alabiliyorsanız, yaşınız İngilizce öğrenmenizin önünde mutlak bir engel değildir.
Biz burada özellikle silent period, yani sessiz periyot dönemine önem veriyoruz.
Seviyenize uygun, anlaşılabilir ve tekrarlı İngilizce girdileriyle zihninizde yeterli bir dil birikimi oluşturmanız gerekir.
Genç öğrencilerin bazı durumlarda önemli bir avantajı olabilir:
Zaman ve çalışma kapasitesi.
Daha genç bir öğrenci her gün 2–3 saat düzenli İngilizce girdisi alabiliyorsa, toplam çalışma saatini daha kısa bir takvim süresinde biriktirebilir.
İleri yaştaki bir kişinin ise işi, ailesi, günlük sorumlulukları, enerjisi veya çalışma alışkanlıkları nedeniyle aynı yoğunluğu oluşturması daha zor olabilir.
Bu durumda öğrenme süreci daha uzun sürebilir.
Ancak bu:
“Yaşım ilerledi, artık İngilizce öğrenemem.” anlamına gelmez.
Örneğin 60 yaşında her gün düzenli olarak bir saat seviyenize uygun İngilizce dinliyorsanız, bu süre içerisinde İngilizce öğrenmeye devam edebilirsiniz.
Burada önemli olan kendinizi 18 yaşındaki bir öğrenciyle karşılaştırmak değil, kendi başlangıç seviyenizden ne kadar ilerlediğinizi takip etmektir.
Ayrıca işitme veya görme gibi duyusal güçlükler ya da bilişsel sorunlar varsa öğrenme yöntemlerinin kişiye göre uyarlanması gerekebilir.
Ancak sağlıklı yaşlanma sürecinde yalnızca takvim yaşının ilerlemiş olması, yeni bir dil öğrenmenin önünde kesin bir engel değildir.
Kısacası, “İngilizce öğrenmek için yaş sınırı var mı?” diye soruyorsanız cevabımız:
Hayır, İngilizce öğrenmek için kesin bir üst yaş sınırı yoktur.
Çocuklukta başlamanın bazı avantajları olabilir; ancak yetişkinlikte veya ileri yaşlarda da İngilizce öğrenebilirsiniz.
Yaşınıza takılmak yerine aldığınız girdinin kalitesine, miktarına, tekrarına ve sürdürülebilirliğine odaklanmalısınız.
Çünkü önemli olan kaç yaşında başladığınızdan çok, başladıktan sonra doğru yöntemlerle ne kadar düzenli devam ettiğinizdir.
Saygılarımla
Oğuz Bozkaya